Son Yazılarımız

Piyasaya kalp para sürmek

Sual: Piyasaya kalp para sürmek, hırsızlık sayılır mı ve bunun günahı öldükten sonra da devam eder mi?
Cevap: 
Herkese yapılan zararın bir çeşidi, (Kalp para sürmek)dir. Alan, anlamazsa, zulüm edilmiş olur. Anlarsa, o da başkasını, başkası da, bir diğerini, zincirleme aldatırlar. Elden ele dolaştıkça, günahı, hep birinci kimseye de yazılır.

Bunun için, (Bir sahte lira vermek, yüz lira çalmaktan daha fenadır) buyurmuşlardır. Çünkü, hırsızlığın günahı bir keredir. Bunun günahı ise, öldükten sonra bile devam eder. En zavallı kimse, ölüp gittiği hâlde, bıraktığı kötülük sebebi ile günahı tükenmeyen kimsedir. Öldükten senelerce sonra günahı yazılır ve azabını çeker.

Eline sahte para geçen, onu yok etmeli, kimseye vermemelidir. İnsan paraları iyi tanımalı ve aldanmamaktan ziyade, kimseyi aldatmamağa dikkat etmelidir. Bilmeyerek alıp vermek de günahtır. Çünkü, (İnsanın, başına gelen her işin, dindeki ilmini öğrenmesi vacibtir). Yok etmek niyeti ile, kalp para almak sevabdır. Ayarı bozuk maden paraları yok etmemeli, söyleyerek emin kimselere, hükûmete vermelidir. Hile edecek kimselere vermesi, silahı yol kesene satmağa benzer ki, haramdır. (Tam İlmihal s. 840)

***
Sual: Satılan malın iyi tarafını gösterip, kusurunu gizlemek caiz mi?
Cevap: 
Malın ayıbını, müşteriden gizlememeli, hepsini, olduğu gibi göstermelidir. Kusuru gizlemek, hıyanettir. Mümine, nasihat etmemektir. Zalim, asi olmaktır. Malın iyi tarafını göstermek, karanlıkta göstermek zulüm, hile olur. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buğday satan birisinin buğdayına, mübarek parmaklarını sokup, içinin yaş olduğunu görünce, (Bu nedir?) buyurdu. Yağmur ıslatmıştır deyince, (Niçin saklayıp göstermiyorsun? Hile eden, bizden değildir) buyurdu. Birisi, üçyüz dirhem gümüşe bir deve sattı. Devenin ayağında arıza vardı. Eshâb-ı kirâmdan “aleyhimürrıdvân” Vâsile bin Eska orada idi. O anda dalgın idi. Devenin satıldığını anlayınca, alanın arkasından koşup, devenin ayağı arızalıdır dedi. Müşteri deveyi geri getirip, parasını aldı. Satıcı, satışımı niçin bozdun? deyince, Vâsile dedi ki, Resulullahtan “sallallahü aleyhi ve sellem” işittim. Buyurdu ki, (Satılan bir şeyin kusurunu gizlemek helal değildir. O kusuru bilip söylememek de, kimseye helal değildir.) Vâsile yine dedi ki, “Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” bizden söz aldı ki, Müslümanlara nasihat edelim. Onlara merhamet edelim.” Malın kusurunu saklamak, nasihat etmemek olur.

Satıcıların, kusur saklamamaları çok güçtür. Büyük cihad demektir. Bu cihadı kazanmak için, mal alırken dikkat etmeli, kusurlu mal almamalıdır. Eğer kusurlu mal alırsa, müşteriye söylemeği niyet etmelidir. Eğer aldanırsa, ziyan etmiş olur. Başkasını da ziyana sokmamalıdır. Kendisi, başkasına incinince, başkalarını da kendinden soğutmamalıdır. (Tam İlmihal s. 841)

Önizleme

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam11@gmail.com mail adresine gönderiniz.
Teşekkürler.
Hakiki Dinimiz site yönetimi