Son Yazılarımız

Akika, çocuk nimetine karşılıktır

REKLAM Önizleme
Sual: Dünyaya gelen kız ve erkek çocuklar için akika kesmenin hükmü nedir, ne zaman kesilir ve etinden kimler yiyebilir?
Cevap: 
Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile hayvan kesmektir. Çocuğa nafaka vermesi vacib olan kimsenin, yedinci günü isim koyması ve başını kazıyıp, saçının ağırlığı kadar, erkek için altın veya gümüş, kız için gümüş sadaka vermesi, erkek için iki, kız için bir akika hayvanı kesmesi, Hanefi mezhebinde müstehabdır. Akika hayvanı, kurbanlık hayvan gibi olmalıdır. Sonra da ve her zaman da kesilebilir. Kurban Bayramında da kesilebilir. Resûlullah efendimizin nübüvvetten sonra, kendisi için akika kestiği Şir'a’da yazılıdır. Ölü olarak doğan çocuğa isim konmaz ve akikası kesilmez. Akika hayvanının etlerinden, kesen yiyebilir, zengin, fakir herkese verebilir. Akika kesmek, Şafii ve Maliki mezheplerinde sünnet-i müekkededir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde, kemikleri atılmaz, kırılmaz, oynak yerlerinden ayrılıp toplanır, bir temiz bez içinde gömülür. Hanefi ve Maliki mezheplerinde kemikleri kırılabilir. Akika, çocukları belalardan, hastalıklardan korur, kıyamette, anaya, babaya, ayrı bir şefaat ederler. Mevâhib-i ledünniyyede deniyor ki:

“Hicretin sekizinci yılında oğlu İbrahim dünyaya gelince, yedinci günü, Resûlullah efendimiz İbrahim’in başını tıraş ettirip, saçının ağırlığı kadar gümüş sadaka verdi ve akika olarak iki koç kesti, saçlarını gömdü.”

***
Sual: Kaza, kefaret veya adak orucu tutanların, iftar vaktinde, ramazan orucunda olduğu gibi, ihtiyatlı mı hareket etmesi gerekir?
Cevap: 
Oruçlu olan kimsenin, iftarı akşam namazından önce yapması müstehab ise de, bir ibadeti bozmak şüphesinden kurtarmak için müstehab terk edilmelidir. Önce akşam namazını kılmalı, sonra iftar etmelidir. Böylece iftar yine, yıldızlar görünmeden önce yani acele edilmiş olur ve oruç, bozulmak tehlikesinden kurtulur. Akşam namazını vakti çıkmadan, tekrar kılmak mümkündür. Takvim, saat, ve ezan yanlış olunca, oruç kurtulmaz. İbni Âbidînde buyuruluyor ki:
“İftar etmek için, güneşin battığını iki adil Müslümanın haber vermesi lazımdır. Bir olursa da, beis yoktur.”

Görülüyor ki, takvimi hazırlayanın ve iftar topu atanın, ezan okuyanın adil olmaları lazımdır.

***
Sual: İslâmiyyette, icâre (kiraya vermek) nasıl yapılır? Ev ve mutfak eşyasını, süs, gösteriş olarak veya kitabı okumak için kiralamak câiz midir? Ücreti ve zamanı söylenerek ariyet vermekle de kiraya verilmiş olur mu?
Cevap: 
İcâre, bir malın, kendini değil de, menfaatini yani kullanılmasını satmak olup, kiraya vermek demektir. İcap ve kabul ile yapılır. Bu satışın semenine (Kira, ücret) denir. Mal sahibine (Âcir) veya (Mucir), kiracıya ve işverene, yani ücreti ödeyene, (Müstecir), kendi kuvvetini veya sanatını kiraya verene, yani çalışan kimseye (Ecir) denir. Müstecir, mucirin malından, ecirin de kuvvetinden veya sanatından faydalanıp, buna karşı ücret ödeyen kimsedir.

(Dürr-ül-muhtâr)da ve (Redd-ül-muhtâr)da diyor ki, bir mal, şer’an ve aklen nerede kullanılabilirse, o maksatla kullanmak için kiraya verilir. Kumaşı, ev ve mutfak eşyasını, süs, gösteriş olarak bulundurmak için; evi, oturmayıp, köleyi, altını, gümüşü ve otomobili kullanmayıp, başkalarına gösteriş yapmak için kira ile almak fasit olur. Ücret vermesi lâzım gelmez. Çünkü, bu mallar, icab eden yerlerde kullanmak için kiraya verilmemiştir. Bunlar yersiz kullanılsa bile, kira vermek lâzım olmaz. Koklamak için çiçeği, kokan şeyi ve okumak için kitabı kiraya vermek câiz değildir. Ücreti ve zamanı söylenerek ariyet vermekle de kiraya verilmiş olur. Fakat ücreti söylemeden kiraya vermek ariyet olmaz. Fasit icâre olur. (Tam İlmihal s. 869)

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam11@gmail.com mail adresine gönderiniz.
Teşekkürler.
Hakiki Dinimiz site yönetimi